ERGUVANLAR


www.erguvanlar.tr.cx


« Önceki ::

HER GÜN BİRAZ DAHA YAKIN İki Kere Anlatılan Herkesin Bildiği B

20/12/2008 -Kategori: IRVIN D_ YALOM _4_




Kabalcı Yayınları
319 sayfa


Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayn ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliş-tiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın qüç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gun Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor.


(Arka Kapaktan)

"Her Gün Biraz Daha Yakın" Yalom'un ilk kitabı. Yaklaşık iki yıl süren terapinin, görüşme sonrası notlarından derlenen kitap okuyucuya  zaman zaman sonsuz döngüye girmiş hissi veriyor. Ama  hastanın iyileşme göstermesiyle, aklın ve bedenin iyileşme yeteneğine hayran bırakıyor insanı.

Diğer kitaplarını okuduğunuzda bireysel gelişimini ve katettiği yolu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Ama ilk kez Yalom okuyacaksanız tavsiyem  “Nietzsche Ağladığında” ya da “Divan” ı okuyarak başlamanız.

"Kısır döngüler benim doğal düşünce trenimdir."


"Sadece yüzeyini gösteren bir kadını her erkek terk eder."


"Terapi yavaş ilerleyen bir yapım projesidir ve aylar ve yıllar gerektirir, bir saatten elle tutulur birşey bekleyemezsiniz- hasta ve sizin hayal kırıklığı içinde oturabileceğiniz saatler vardır. Eğer terapist her terapi seansından kişisel zevk bekler ve isterse ya çıldırır ya da kendisi bir tür delilik olan ilk çığlık terapisi gibi çok acele bir psikoterapi programına girer. Olgun bir terapist, düşünerek ve sabırla ilerler."


"O sahte kayıtsızlığı ve görünüşteki endişe eksikliği için çok yüksek bir bedel ödediğini söyledim - bedel mesafeydi, diğerleri ve diğerlerine olan sevgisiyle arasındaki mesafe."


"Başarının ortasında bile daha başarılı olmadığı için kendisini azarlayan ve bütün zevki yok eden içindeki küçük şeytanın yeniden ortaya çıkışı ikimizi de üzmüştü."


"Hastalar acılarını azaltmak için terapi arayışına girerler; acıdaki bu rahatlama ( ve  sıklıkla buna eşlik eden kişilik değişikliği) birincil kazancı- psikoterapinin varolma nedeni- oluşturur. Ancak, hastanın terapide bulunma sürecinden bazı güçlü hazlar alması da nadir değildir; hiç bitmeyen, sonu gelmeyen derdin, her düşüncesine verilen büyük dikkatin, her şeyi bilen, koruyucu terapistin güven veren varlığının, önemli bir karar vermenin gerekmediği geçici olarak canlılığın kaybedildiği durumun tadını çıkarabilir.Bazen ikincil kazançlar o kadar büyük hale gelir ki terapide kalma arzusunun iyileşme arzusunun önüne geçmesi sıklıkla görülür."


"Terapi elbise provasıdır; hasta terapiste karşı gerçekleştirdiği yeni davranış şeklini dış dünyaya, hayatında bir anlamı olan insanlara aktarabilmelidir. Eğer bu olmazsa hasta değişmemiş demektir, sadece bir hasta olarak nasıl cana yakın olunacağını öğrenmiştir ve sonsuz bir şekilde analizde olacaktır."



"Karl gitti. Ama hayatımın paramparça olduğu bir gün değil bu, sadece uzun, haşin bir çığlığın nihayet geri dönen yankısı."



"Eskiden gülüşümün bulunduğu yer parçalanmış gibi."



"Bütün ruhumu pas verdim, bir başkasının harekete geçip atış yapmasını izledim."



"Düşünmek ve benim çok uzun süredir kendiliğinden yaptığım şey - yani endişe etmek arasındaki farkı anladım. Endişelenirken sadece kötü seçenekler üzerinde düşündüm. Düşünmek, ilerleyen, genişleyen bir şey. Ben bunu hiç yapmadım. Fantezi kurmak ise natürmort düşünmek; hayalleriniz konusunda hiçbir şey yapmayacağınızı biliyorsunuz. Ben teğetler konusunda bir dahi haline gelirken insanların hayatın pratik yönüyle uğraşmalarına izin vermeye alışıktım."



"İnsanlara objektif olarak bakmaya dayanamıyorum, ama onları metaforlarla ezmenin benim için bir sakıncası yok."






Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

« Önceki ::