ERGUVANLAR


www.erguvanlar.tr.cx


« Önceki ::

TANRI İLE SOHBET Alışılmadık Bir Diyalog 3 - NEALE DONALD WALSCH

6/2/2009 -Kategori: NEALE DONALD WALSCH _3_




Ötesi Yayıncılık
349 sayfa


Tanrı ile Sohbet -3'ün kutsal ve spiritüel bir kitap olduğuna inanıyorum. Bu aslında üçlemenin her kitabı içinde geçerli. Bu kitaplar yıllar, hatta nesiller boyu okunacak ve bunların üzerine çalışmalar yapılacak. Belki de yüzyıllar boyu. Çünkü beraber ele alındığında, üçleme, geniş bir konu çeşitliliğine, sahip. İlişkilerin nasıl sağlıklı yaşanacağından, mutlak gerçeğin doğasına ve evrenin kozmolojisine kadar. Ayrıca yaşam, ölüm, aşk, evlilik, cinsellik, ebeveynlik, sağlık, eğitim, ekonomi, politika, spirtüellik ve din, fizik zaman, sosyal normlar ve gelenekler, yaratım süreci, Tanrı'yla kişisel ilişkimiz, ekoloji, suç ve ceza, kozmostaki yüksek toplumlarda yaşam, doğru ve yanlış, kültürel mitler ve kültürel etik, ruh ruh partnerleri, aşkın doğası ve Tanrısallık'ın doğal mirasımız olduğunu bilen tarafımızın kendini nasıl ifade edebileceği üzerine gözlemler içeriyor. Bu kitaptan yayarlanmanız için dua ediyorum. Tüm yüceliğinizle.



(Arka Kapaktan)



"Başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir."



"Yüreğinizde utanç duymamanız gerektiğini bildiğiniz bir şeyden utanç duymak şiddeti oluşturur. Şiddet, doğaya aykırı davranmak zorunda olmanın protestosudur."




"Orgazmın olmadığı bir anı bilmezsen, orgazmın ne olduğunu da bilmezsin. Bu spiritüel orgazm için de geçerli.

Haz orgazma bağlı değildir. Orgazmı bildiğin için haz duyarsın."




"Geçmişi suçlamadan, geleceği dışlamadan bugününüzü kutlayın.

'Doğru' ve 'yanlış'ın kendi hayal ürününüz olduğunu bilin. 'Doğru' ve 'doğru değil', sadece en son tercihlerinizin ve hayal ürününüzün tanımlarıdır.


Örneğin, gezegeninizdeki insanların çoğunun bugünlerdeki 'doğru değil'i, bir insanın hayatına kendi isteğiyle son vermesidir.

Aynı şekilde, çoğunuz hayatını sona erdirmek isteyen bir insana yardım etmenin de doğru olmadığını düşünüyorsunuz.

İki durumda da bunun 'yasalara aykırı' olması gerektiğini söylüyorsunuz. Hayata son vermek oldukça çabuk olduğu için bu sonuçlara varıyorsunuz. Hayata daha uzunca bir sürede son vermek için yapılan davranışlar ise yasaya aykırı olmuyor. Sonuç aynı olsa da.

Toplumunuzda bir kişi kendisini tabancayla öldürürse, ailesi sigorta ödemelerinden yararlanamıyor. Sigarayla kendisini öldürdüğünde ise sigorta, ödemesini yapıyor.

Bir doktor, intihar etmeniz için size yardımcı olduğunda, buna cinayet diyorsunuz. Ama sigorta şirketlerinin yaptığının adı ticaret oluyor.

Sizin için önemli olan, ölümle ilgili 'zaman'ın uzunluğu ya da kısalığı.

Size göre kendini 'öldürmenin' yasallığı- 'doğruluğu' ya da 'yanlışlığı'- ölümün ne kadar çabuk olduğuyla ve bunu kimin yaptığıyla ilgiliymiş gibi görünüyor.

Daha hızlı ölüm 'yanlış', daha yavaş ölüm 'doğru' oluyor.

İlginç olan, gerçekten insancıl bir toplumda bu, tam tersinedir. 'İnsancıl' bir yaklaşımda ölüm ne kadar çabuk olursa o kadar iyidir. Kişiyi acılar içinde kıvranırken ve ölmek isterken yaşatmaya çalışmak 'akıldışı' değil de ne?

İnsancıllığı cezalandırıyor, akıldışılığı ödüllendiriyorsunuz. Tanrı'nın, kişi sonsuz acılar içinde olsa da, yaşamasını istediğini düşünmeniz akıldışıdır.

Bu inanış ancak sınırlı anlayışa sahip varlıkların toplumlarında benimsenir.

Oysa sisteminiz sizi her açıdan zehirliyor. Endüstriler havanızı, suyunuzu kirletiyor, yiyecekleriniz sizi uzun sürede öldürecek kimyevi maddelerle dolu, sizin için zararlı olduğunu bildiğiniz maddeleri bile bile binlerce kez kullanıyorsunuz. Sisteminizi yasal ya da yasal olmayan uyuşturucu/ uyarıcı maddelerle sürekli zehirliyorsunuz. Kendinizi yavaş yavaş öldürdüğünüz için bunun 'yavaş intihar' olduğunu görmüyorsunuz. Ama kendinizi etkisini derhal gösteren bir maddeyle zehirlediğinizde, ahlaki olarak 'yanlış' yapıyorsunuz. Kendinizi çabucak öldürmek, yavaş öldürmekten daha 'günah' değildir."




"Sevginin koşulları yoktur. Sevgiyi de sevgi yapan budur. Eğer birisine olan sevgin koşul içeriyorsa bu sevgi değildir."



"Bir toplumun gelişkinlik ölçüsü, o toplumun kişiye ya da davranışa yapıştırdığı 'suçluluk' ve 'utanç' etiketlerinin çokluğuyla ters orantılıdır."



"Yalanla 'iletişim' kurmak ve yalanı 'yutturmak' bir başarı değildir. Sadece yenilginin ertelenmesidir."













Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

« Önceki ::