www.erguvanlar.tr.cx
« Önceki ::
DOĞMAMIŞ BİR ÇOCUĞA MEKTUP - ORİANA FALLACİ
13/3/2008 -Kategori: ORIANA FALLACI _2_
| |||||||||
Oriana Fallaci Can Yayınları |
"günün birinde haykırırsan bana 'Neden beni dünyaya getirdin, neden?' diye, yanıtım hazır: 'Benden önce milyonlar ve milyonlarca yıl boyunca ağaçların yaptığı, hala da yapmakta olduklarını yaptım, doğru bir iş yapıyorum sandım.'..."
"Bir erkek, bir kadını nasıl anlayabilir? Erkek gebe kalamaz ki... Bu bir üstünlük mü, yoksa kısıtlama mı? "
"Erkekler tarafından, erkekler için düzenlenmiş bir dünya bizimkisi. Diktatörlükleri öylesine eski ki, dilleri bile etkisi altına almış. Kadın ve erkek demek için erkek, kız çocuk ve erkek çocuk demek için, erkek çocuk, kız ve erkek evlat diyebilmek için erkek evlat deniyor ve öldürülen kadın da olsa, erkek de, cinayet sözcüğü eril halde kullanılıyor. Erkeklerin yaşamı açıklamak için uydurdukları efsanelerde ilk yaratık bir kadın değil: Adem adında bir erkek. Havva sonradan geliyor, ona zevk vermek ve başına işler açmak için. Kiliseleri süsleyen resimlerde Tanrı ak sakallı, yaşlı bir adam olarak gösteriliyor, hiçbir zaman ak saçlı bir kadın olarak değil. Tüm yiğitler erkek: ateşi bulan Prometheus'dan uçmaya kalkan İcarus'a, Tanrının ve Kutsal Ruhun oğlu olarak nitelenen İsa'ya değin: Sanki onu doğuran kadın bir kuluçka makinesi ya da bir sütnineymiş gibi. Ama işte, belki de salt bu nedenlerle, kadın olmak çok harika bir şey. Nasıl da cesaret isteyen bir serüven! Hiçbir zaman sıkıcı olmayan bir meydan okuma!"
"...Kadın doğarsan yapacak o kadar çok şeyin olacak ki. Bir kere, Tanrı varsa eğer ak saçlı bir yaşlı kadın ya da güzel bir genç kız olabileceği düşüncesini savunmaya çalışacaksın sürekli. Sonra, Havva ağaçtan elmayı kopardığı gün cennete giren şeyin günah değil de, o eşsiz erdem, itaatsizlik olduğunu anlatmaya çalışacaksın herkese. Son olarak, o yumuşak, biçimli gövdenin içinde bir yerde sesini duyurmaya çalışan bir zekan olduğunu göstermeye çalışacaksın. Ana olmak bir meslek değildir. Bir görev bile değildir. Yalnızca sahip olduğun birçok haktan biridir. Bunu söyleyebilmek, anlatabilmek için ne çok çaba harcayacaksın. Ve çoğu kez, hemen hemen her zaman, yenilgiye uğrayacaksın. Ama cesaretini yitirmemelisin. Savaşmak kazanmaktan çok daha iyi, yolculuk yapmak varmaktan çok daha güzel: Bir kez kazandın mı ya da gideceğin yere vardın mı, engin bir boşluktan başka bir şey duymazsın.
...Erkek doğarsan, karanlık bir sokakta ırzına geçilmesinden çekinmen gerekmeyecek. İlk bakışta kendini kabul ettirmek için güzel bir yüze, zekanı saklamak için biçimli bir gövdeye gereksinme duymayacaksın. Sevdiğin biriyle yattığın için hiç kimse ayıplamayacak seni; ağaçtan elmayı kopardığın gün cennete günahın girdiğini söylemeyecekler. Çok daha az yorulacaksın. Üstelik daha da rahat savaşacaksın, tanrı varsa eğer ak saçlı bir yaşlı kadın ya da genç bir kız olabilir savını ortaya attığın zaman. Kınanmadan itaatsizlik edebileceksin. Gecenin birinde kuyuya düşüyormuşsun gibi bir duyguyla uyanmadan sevecek, sevişebileceksin. Hakarete uğramadan kendini savunabileceksin. Gene de, köleliğin, haksızlığın başka türleriyle karşılaşacaksın: Yaşam bir erkek için bile kolay değil. Kasların daha güçlü olacak, onun için daha ağır yükler taşımanı isteyecekler, zorla sorumluluklar yükleyecekler omuzlarına. Sakalın olduğu için ağlarsan sana gülecekler ve şefkate gereksinmen olsa bile bu böyle olacak. Önünde bir kuyruğun olacağı için, savaşta ölmeni ya sa öldürmeni buyuracaklar; ve ta mağara çağından kalma baskı ve kıyıcılığı sürdürmek için suçortaklığı yapmanı isteyecekler."
"Yüreğin, beynin cinsiyeti yok!..."
"Aşk, bir açlık yalnızca, bir kez doyuruldu mu hazımsızlığa dönüşen bir açlık..."
"Özgürlük adına işkence çekmekte olduğun anda bile onun gerçekte var olmadığını, olsa olsa sen onu aradığın sürece ve oranda var olduğunu anlayacaksın özgürlüğün. Bir düş gibi..."
"...günün birinde o gün gelecek ve ben seni salıvereceğim, yeşil ve kırmızı ışıklara bakarak caddeyi kendi kendine geçmene izin vereceğim. İteleyeceğim seni. Ama bu, senin özgürlüğünü arttırmaya yaramayacak, çünkü duygusal kölelikle, pişmanlık köleliğiyle bağlı kalacaksın bana. Kimileri buna aile köleliği diyor."
"Küstahların yasalarının bir tek iyi yanı var: Savaşarak, ölerek karşı gelebilirsin onlara. İyi insanların yasalarından ise kurtulmanın yolu yok, çünkü onlarınkini benimsemenin soylu bir davranış olacağı öğretilecek sana."
"Kadınla erkek arasındaki aşk dedikleri, bir mevsim. Ve bu mevsim çiçeklenme döneminde nasıl bir yeşillikler şöleniyse, solma döneminde de bir yığın çürüyen yapraktan başka bir şey değil."
"Çektiğimiz acının derinliğinin bilincine ancak, o acı bittikten sonra varırmışız ve büyük bir şaşkınlıkla, nasıl dayanabildim böylesi cehennem azabına, dermişiz."
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
