ERKEKLER İÇİN DİVAN - MURATHAN MUNGAN

Erkekler İçin Divan
Murathan Mungan

METİS YAYINLARI
 
Erkek dünyasının çeşitli ruh halleri ve aşk, kitabın temel izleği. Mungan'ın bu kitabında aşkı ele alış biçimi, modern zamanlar ile tasavvuftaki aşk anlayışını bir araya getiriyor. Çöl ve eski zaman çağrışımı sağlayan kentler, iklimler, malzemeyi hem kendi tarihiyle ilişkilendiriyor hem de okura belli bir mesafeden bakma olanağı sağlıyor. Okurun şiirler üzerinden de göreceği gibi Mungan için aşk, ruhun kendini gerçekleştirmesinin imkânlarından biri.

Divan malzemesi kitapta bir yandan geleneksel tınısını ve ruhunu korurken, çağdaş şiirin çeşitli yeniliklerini ve arayışlarını yakından izleyen bir şair olarak Mungan malzemeyi yeniden kullanılabilir, taze ve modern kılıyor. Yalnızca şiirlerinde değil aynı zamanda öykü ve oyunlarında olduğu gibi, geleneksel malzemeyle de yeni olunabileceğinin bir örneğini daha veriyor.

 

 

"beden dediğin aşka vesile
insan ruhlara âşık olur
sevdikçe başkasını
kendini bulur"


"bir kere olsun unutmak için
beyhude
bin kelime!"

 


"Yedi rekat günah kıldım bedeninde
Dizlerinde yedi zikir secdeye vardım
İhmalin uzak meleğine teninde aldandım
Yapayalnızdım kendi kalabalığım içinde
Tarih kadar yalnız,
aşka aşina, acıya unutkandım"

 

 

"aşktaki düşmanlık değil
düşmanlıktaki aşk
onları şimdi birbirinden ayıran..."

 

 


"kana karışan aşk zamana intikamla sızar
bilirim, çok geçtim buralardan
benim zaferim ayrıldıktan sonra başlar

aşkta zafer olmadığını anlayana kadar"

 

 

"aşk da bir çeşit intikam, insan bunu da öğreniyor
öldürüldükçe... ette dönen bıçak, şiirde akan kan
kalpte büyük zaman durmadıkça"

 

 


ESKİ KUZEY YILDIZI

 

kuzey yıldızım benim
aşka izin ver
izin ver, olmanın yokluğuna
kalbimin yenilenmiş yerleriyle
seveyim kehaneti gecikmiş geleceğini
büyütür gibi kendimi sendeki aşkla
şans tanı ikimizden yapılma
zamana tutulmuş fırtınaya
oyunları mümkün kıl
fal ve mucize tanı
ucu açık imkânların çoğalmış kollarına
yoluna çıktığının kaderine sahip çık
değiştirme beni hileli geleceğin pişmanlığıyla
kıvamını yeni bulmuş bir uçurumun ağzında ;.
tanımlanmış bir yama gibi
ayrıntılar çıplak kanıtlar zalim
ah yine zaman duruyor
parçalanmış atlaslar gibi aramızda
gözümdeki açık rüya kapanmıyor
tenine dokunmadıkça
kanına karışmadıkça kanım
çıkamam sendeki rüyadan
kendi yoluma
yaradılışı görmüş meleklerin kanatlarındaki kamaşma
kalbimi ısıtıyor sonsuzlukla yıkanmış ışığın hâlâ
âşıkken insan yıldız gibi bağlanıyor tüm bir yaradılışa

 

 

"aşk dindarı kalbim
uzun tuttu duasını
bekledikçe büyümedim, ama erdim"

 


"aşk bitmiyor hiçbir seferinde
kalp bitmediyse..."

 

 

"bazı hayatlar yaşandıkça bulur anlamını
bazı hayatların yaşandıkça çıkar boşluğu
hayat ne uzundur aslında ne de kısa
ne yaşadığındır yalnızca
bazı pişmanlıklar hayatı kısa kılar
bazıları için çok uzundur tekrarlar"

 

 

"gördüm:
bu kadar kullanılmış anlarla ;
kendi yüzüne bile dönemez insan
kaybolduğu aynalardan

düşer kendi yarattığı boşluğa"

 

KETUM

 

âşıkken tamamlanır
düşmanken yarım kalan tehlike
ketum hançer, çiğ rüzgâr
künyendeki kaza benim adım
Yatışmaz artık içimde başlattığım hikâye
ben her yerden aşka çıkarım
ırsîdir aşk
babadan oğula geçtiği gibi
geçer bir aşktan diğerine
ruhumu beklet, dağı ertele
dönülmez sözler verdim
döndüğümde çaresine bakarım

 


"hiç şansın yok yeminim karşısında
akarsan suyunum
kurursan çölünüm
geçersen yolunum
çık karşıma
çık karşıma
ya beni öldür
ya al kollarına
ikimize birden bu nehir boyları fazla"

 


"her aşk bir öncekiyle kendini terbiye eder"

 


"ayrılmak ayırmadı bizi
beni her gören sen sanır"

 

PERDAH

 

bir tek sen kendini eskisi gibi hatırlıyorsun
başka kapıları açmıyor söylediklerin
kendinden eksilttiklerini
hayat koymuyor geri
dünle konuşuyorsun
tüylenmiş öfken, için acımış
sıkıntın çoğaltmıyor kimseyi
izlerini siliyorsun kendini yinelerken
hatırlamaktan göremiyorsun şimdiyi
aldığın yaş katettiğin yola denk değil
dünyaya bunca acımasız gözlerin
kendine kapalı bir tek,
olgunlaşmadan çürüdüğünü bilmiyorsun
bunca tükenmişken yıldızların
gecene çekilmiyorsun
içindeki koyu is, yağlı gölge
kırık hayal parçaları
yenilemez gevşeyeni
yüzünün perdahında
denediğin usturalar
geri getirmez seni
bütün bunlar
herkes kötü, dünya fena
sonumuz geldi diye değil
öğrenmen gerekenleri
zamanında öğrenmediğin içindir
bir erkeklik mesleğidir perdah
zaman çekilen suları bilir
zamanı geldiğinde
kalmak için çekilmek gerekir

 


"ayrılıkla tartılan aşk araftır
sonsuz bir şimdiki zaman"

 


"aşk siyasettir
kalbi örgütler geleceğe"

 


"ağrıdım ağrıdım dindim"

 

 

"söyle uzak sevgilim
kaç kardeşin ederim senin
kaç merhemin var bana
iyileşebilecek yaralar için"

 

 


"ben seni gecesi uzun cümleler için sevmiştim
dinlenmiş duyguların zamanlarına saklamıştım seni
ben seni yorgunluğun kalbiyle uzun
yollar gibi sevmiştim
ergenliğim sevdi seni"

 


"bazı aşklar yalnızca ayrılıkları için bile değer..."

 


 

Yorum Yaz