www.erguvanlar.tr.cx
SUYU ARAYAN ADAM - ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR
7/11/2009 -Kategori: VE DIGERLERI (105)
Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek üzereyken, Birinci Dünya Harbi'nde savaşa katılan ve sonra Büyük Turan'ı kurmak yolunda Kafkas, Hazar ülkelerine koşan bir Türk gencinin hikâyesidir. Şimdi bu yeni baskısını sunduğumuz bu eserin yazarı Şevket Süreyya Aydemir; Rusya'da, Sovyet inkılâbı cereyan ederken, aralarında Enver Paşa'nın da bulunduğu önemli şahsiyetlerle karşılaşmıştı. Yazar, Rusya'da tahsilini tamamlayarak memleketine dönmüş, hayatın acı ve tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Sonra devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan Şevket Süreyya Aydemir'in hayat hikâyesi, Orta Anadolu bozkırında bir «toprağa yöneliş»le biter.
«Suyu Arayan Adam»da yüzyılımızın, Avrupa'dan Çin'e ve Himalayalara kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
(Arka kapaktan)
“Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı.
Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı .
Yeise düştü , gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti.
Fakat bir ses ona:
- Daha derinlere in, daha derinlere, dedi.
Daha derinlere indi ve suyu buldu.”
"Bazen onu kaybettim. Bazen buldum, sandım. Ama onu her zaman aradım. Bu arayışta aldanışlarım da inanışlarım kadar güzeldi."
"Epiktetos haklı:
“Allah’ın bize verdiği en büyük nimet, malik olduğumuz hâlde, malik olduğumuzu bilmediğimiz kuvvetleri, bir gün kendimizde bulmak kudretidir.”
Ve gene onun dediği gibi.
“Huzurun bir pahası var…”
Evet onu ödemek lazım. Benim ödediğim paha, hayatımın hepsidir. Ama bundan üzgün değilim. Ödediğim bedel, ulaştığım kaynak için çok değildir. Çünkü bu kaynağın başında ben, yıllar yılı kaybettiğim en değerli şeyi, yani kendimi buldum."
«Suyu Arayan Adam»da yüzyılımızın, Avrupa'dan Çin'e ve Himalayalara kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
(Arka kapaktan)
“Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı.
Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı .
Yeise düştü , gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti.
Fakat bir ses ona:
- Daha derinlere in, daha derinlere, dedi.
Daha derinlere indi ve suyu buldu.”
"Bazen onu kaybettim. Bazen buldum, sandım. Ama onu her zaman aradım. Bu arayışta aldanışlarım da inanışlarım kadar güzeldi."
"Epiktetos haklı:
“Allah’ın bize verdiği en büyük nimet, malik olduğumuz hâlde, malik olduğumuzu bilmediğimiz kuvvetleri, bir gün kendimizde bulmak kudretidir.”
Ve gene onun dediği gibi.
“Huzurun bir pahası var…”
Evet onu ödemek lazım. Benim ödediğim paha, hayatımın hepsidir. Ama bundan üzgün değilim. Ödediğim bedel, ulaştığım kaynak için çok değildir. Çünkü bu kaynağın başında ben, yıllar yılı kaybettiğim en değerli şeyi, yani kendimi buldum."
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SUYU ARAYAN ADAM - ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR
7/11/2009 -Kategori: VE DIGERLERI (105)
Bu kitap, ilkokul öğretmeni olarak yetişmek üzereyken, Birinci Dünya Harbi'nde savaşa katılan ve sonra Büyük Turan'ı kurmak yolunda Kafkas, Hazar ülkelerine koşan bir Türk gencinin hikâyesidir. Şimdi bu yeni baskısını sunduğumuz bu eserin yazarı Şevket Süreyya Aydemir; Rusya'da, Sovyet inkılâbı cereyan ederken, aralarında Enver Paşa'nın da bulunduğu önemli şahsiyetlerle karşılaşmıştı. Yazar, Rusya'da tahsilini tamamlayarak memleketine dönmüş, hayatın acı ve tatlı çeşitli olaylarını yaşamıştır. Sonra devletin yüksek hizmet mevkilerinde çalışan Şevket Süreyya Aydemir'in hayat hikâyesi, Orta Anadolu bozkırında bir «toprağa yöneliş»le biter.
«Suyu Arayan Adam»da yüzyılımızın, Avrupa'dan Çin'e ve Himalayalara kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
(Arka kapaktan)
“Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı.
Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı .
Yeise düştü , gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti.
Fakat bir ses ona:
- Daha derinlere in, daha derinlere, dedi.
Daha derinlere indi ve suyu buldu.”
"Bazen onu kaybettim. Bazen buldum, sandım. Ama onu her zaman aradım. Bu arayışta aldanışlarım da inanışlarım kadar güzeldi."
"Epiktetos haklı:
“Allah’ın bize verdiği en büyük nimet, malik olduğumuz hâlde, malik olduğumuzu bilmediğimiz kuvvetleri, bir gün kendimizde bulmak kudretidir.”
Ve gene onun dediği gibi.
“Huzurun bir pahası var…”
Evet onu ödemek lazım. Benim ödediğim paha, hayatımın hepsidir. Ama bundan üzgün değilim. Ödediğim bedel, ulaştığım kaynak için çok değildir. Çünkü bu kaynağın başında ben, yıllar yılı kaybettiğim en değerli şeyi, yani kendimi buldum."
«Suyu Arayan Adam»da yüzyılımızın, Avrupa'dan Çin'e ve Himalayalara kadar uzanan çeşitli problemlerini de bulacaksınız.
(Arka kapaktan)
“Bir adam vardı. Suyu arıyordu. Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı. Suyu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç kazdı. Gene suyu bulamadı.
Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı .
Yeise düştü , gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti.
Fakat bir ses ona:
- Daha derinlere in, daha derinlere, dedi.
Daha derinlere indi ve suyu buldu.”
"Bazen onu kaybettim. Bazen buldum, sandım. Ama onu her zaman aradım. Bu arayışta aldanışlarım da inanışlarım kadar güzeldi."
"Epiktetos haklı:
“Allah’ın bize verdiği en büyük nimet, malik olduğumuz hâlde, malik olduğumuzu bilmediğimiz kuvvetleri, bir gün kendimizde bulmak kudretidir.”
Ve gene onun dediği gibi.
“Huzurun bir pahası var…”
Evet onu ödemek lazım. Benim ödediğim paha, hayatımın hepsidir. Ama bundan üzgün değilim. Ödediğim bedel, ulaştığım kaynak için çok değildir. Çünkü bu kaynağın başında ben, yıllar yılı kaybettiğim en değerli şeyi, yani kendimi buldum."
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »
