TÜRK EDEBİYATINDA UNUTULMAYAN AŞK ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ

 

Hazırlayanlar

Edip Cansever - Emine Kerse

 

SEÇKİDEKİ SAİRLER ve SİİRLERİ
YAHYA KEMAL BEYATLI : Erenköyünde Bahar / Geçmis Yaz
AHMET HASİM : Karanfil / Karanlık / Parıltı
FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL : Sen Nerdesin / Firari
NAZIM HİKMET : Tahirle Zühre Meselesi / Seviyorum Seni
Veranın Uykudan Uyanısı / Seni Düsünmek
AHMET HAMDİ TANPINAR : Hatırlama / Sabah / Bütün Yaz
SAİT FAİK : O ve Ben / Yeis
SABAHATTİN ALİ : Çocuklar Gibi
YASAR NABİ NAYIR : Onar Mısra
HAMİT MACİT SELEKLER : Kal / O Kalp O Ates Nerde?
AHMET MUHİP DIRANAS : Serenad / Ülker'in Gözleri
ORHAN VELİ : Anlatamıyorum / Deniz Kızı
CAHİT SITKI TARANCI : Desem ki
RIFAT ILGAZ : Leylaklarını Anlatıyorum / Gidisini Anlatıyorum
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU : Karadut I - II / Çakıl / Sitem
OKTAY RIFAT :

Hürrem Sultana Gazel / Kanma / Seninle Sensiz
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA :

Sevgicek / Söyle Sevda içinde Türkü..
CELAL SILAY : Mavi Randevu / Serenad
MELİH CEVDET ANDAY : Seni Düsünüyorum / Sevincin Yarısı
İLHAN BERK : Ne Böyle Sevdalar Gördüm.. / Otağ
BEHÇET NECATİGİL : Gizli Sevda / Sayet Ask
CAHİT KÜLEBİ : Kayıp Sevda / Tabanca
A. KADİR : Dağ Basında / Çile
NECATİ CUMALI : Uzak Haziran / Günes Saati
ÖZDEMİR ASAF : Lavinia / Tentation / Akıl Gözü
ATTİLA İLHAN :

Böyle Bir Sevmek / Yağmur Kaçağı / Ben Sana Mecburum
/ Pia / Maria Missakian / Üçüncü Sahsın Siiri
ÜMİT YASAR : Sevi Siiri / Üzgün Değilim / Beyaz Güvercin /
Bir Pınarsın / Unutamıyorum / Bir Gün / Çigan Gözler
TURGUT UYAR : Çokluk Senindir / Kesiksiz Övgü
AHMET ARİF : Hasretinden Prangalar eskittim / Sevdan Beni
CAN YÜCEL : Öyle Bi... / Đlanı Harp Değil Đlanı Ask
METİN ELOĞLU : Uyan / Değerleme
EDİP CANSEVER : Yerçekimli Karanfil / Adını Funda Oteli Koy
CEMAL SÜREYA : Balzamin / San / Ama Senin
AHMET NECDET : Seni Sevmek / Bahar
GÜLTEN AKIN : Uzun Yağmurlardan Sonra / Yorgun Sevi
HİLMİ YAVUZ : Hayal Hanım / Hilmi Yavuz
AFSAR TİMUÇİN : Denizin Beklediği / Değisim
METİN ALTIOK : Günlerden Öyle Bir Gün / Sarıl Bana
REFİK DURBAS : Tuzak / Yağmurun Altında
AHMET TELLİ : Gidersen Yıkılır Bu Kent
ABDÜLKADİR BUDAK : Ask Beni Geçer
MURATHAN MUNGAN : Yalnız bir Opera
HAYDAR ERGÜLEN : Beni Aska Terkettiğin için... / Söylence
CAHİT CEM EYÜBOĞLU : Son Yakarıs
TURGAY FİSEKÇİ : Asmaların Dansı 2 - 3
LALE MÜLDÜR : Destina
AHMET ERHAN : Sevgili / Sevda Siirleri I
SÜKRÜ ERBAS : Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun

 

 

FİRARİ
Sana çirkin dediler, düsmanı oldum güzelin,
Sana kâfir dediler, dis biledim Hak'ka bile.
Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
Kahpelendin de garaz bağladın ahlâka bile...


Sana çirkin demedim ben, sana kâfir demedim,
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin.
Yasadın bes sene kalbimde, misafir demedim,
Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin?


Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca pesinden gidecek.
Sen bir âhû gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni askım canavarlar gibi takip edecek!..


Faruk Nafiz Çamlıbel


SEVİYORUM SENİ
Seviyorum seni ekmeği tuza batırıp yer gibi
geceleyin atesler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
telâslı, sevinçli, kuskulu açar gibi,
seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumusacık kararırken ortalık,
içimde kımıldanan bir seyler gibi,
seviyorum seni. 'Yasıyoruz çok sükür' der gibi.

 

SENİ DÜSÜNMEK
Seni düsünmek güzel sey,
ümitli sey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel sarkıyı dinlemek gibi bir sey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık sarkı dinlemek değil,

 

Nazım Hikmet


ÇOCUKLAR GİBİ
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı,
Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim her dakika hızla çarpardı,
Göğsümün içinde ates var gibi.

Bazı nur içinde, bazı sisteydim,
Bazı beni seven bir göğüsteydim,
Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim,
Her yere sokulan bir rüzgâr gibi.

Askım iki günlük iptilâlardı,
Hayatım tükenmez maceralardı,
içimde binlerce istekler vardı,
Bir sair, yahut bir hükümdar gibi.

Hissedince sana vurulduğumu,
Anladım ne kadar yorulduğumu,
Sâkinlestiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi.

Simdi siir bence senin yüzündür,
Simdi benim tahtım senin dizindir,
Sevgilim. saadet ikimizindir,
Göklerden gelen bir yadigâr gibi.

Sözün siirlerin mükemmelidir,
Senden baskasını seven delidir,
Yüzün çiçeklerin en güzelidir,
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.

Basını göğsüme sakla sevgilim,
Güzel saçlarında dolassın elim.
Bır gün ağlayalım. bir gün gülelim,
Sevisen yaramaz çocuklar gibi.


Sabahattin Ali


ANLATAMIYORUM
(moro romantito)
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaslarıma, ellerinizle?

Bilmezdim sarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düsmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her seyi söylemek mümkün; ,
Epeyce yaklasmısım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

 

Orhan Veli

 

GİDİŞİNİ ANLATIYORUM
Sen gidiyorsun ya isine yetismek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir sey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun .

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
Đnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana
Çalısma gücü yasama direnci
Mutluluk gibi kazanılması zor
Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir açarsın ki mutluyum
Bir kaparsın her sey elimden gitmis

 

Rıfat Ilgaz


ÇAKIL
Seni düsünürken
Bir çakıl tası ısınır içimde
Bir kus gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düsünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeye baslar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamıs
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düsünürken
Bir çakıl tası ısınır içimde.

 

SİTEM
Önde zeytin ağaçları arkasında yâr
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yâr yoluna dökülmedik dilleri neyleyim.
Yâr yâr!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi
sineme sapladılar
Değirmen misali döner basım
Sevda değil bu bir hısım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmısım.
Yâr yâr
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var.

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

KARIMA
Sofalar seninle serin
Odalar seninle ferah
Günüm neseyle uzun
Yatağında kalktığım sabah
Elmanın yarısı sen yarısı ben
Günümüz gecemiz evimiz barkımız bir
Mutluluk bir çimendir bastığın yerde biter
Yalnızlık gittiğin yoldan gelir

 

Oktay Rifat

 

ÇİLE
Sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
ben burda en büyük çileyi doldurayım,
ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
Sen orda dalından koparılmıs bir zerdali gibi dur,
ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.

 

A. Kadir

 

'NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR'
Ne zaman seni düsünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm.
Her aksam seninle
Yesil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni.
Seni düsündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.

 

OTAĞ
Sevgilim, iste eylül
Ve iste senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemis siirler gibidir.
Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
Biz ki zamanı tırnak içine alıp yasadık
(Đsteğin bulanık kıyısında).
Bundan değil midir bizim askımızda
Sürekli bir aksam hüznü vardır.

 

İlhan Berk

 

YAĞMUR KAÇAĞI
elimden tut yoksa düseceğim
yoksa bir bir yıldızlar düsecek
eğer sairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düseceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâs telâs yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
aksamsa eylül'se ıslanmıssam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmıssam
elimden tut yoksa düseceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

 

Attilâ İlhan

 

SEVDAN BENİ
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım , susuz kaldım,
Hayin, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim kelepçede,
Tütünsüz. uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...

 

Ahmed Arif

 

AMA SENİN
Daha nen olayım isterdin,
Onursuzunum senin

 

Cemal Süreya

 

SARIL BANA
Bu yasa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
Đnsanın bir yanı nedense hep eksik
Ve o eksiği tamamlıyayım derken,
Var olan asınıyor azar azar zamanla.
Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
Anılarım kar topluyor inceden,
Bir yorgan gibi geçmisimin üstüne.
Ama yine de unutus değil bu,
Sızlatıyor sensizliği tersine.
Senin kim olduğunu bile bilmezken.
Sevgiden caydığım yerde darıl bana.

 

Metin Altıok

 

GİDERSEN YIKILIR BU KENT
Gidersen yıkılır bu kent, kuslar da gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlıs adreslerdeydik, kimliksizdik belki
sarısın bir saskınlık olurdu bütün ısıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
üsür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
kuslar nereye sığınır aksam olunca

Sessizliği dinliyorum simdi ve soluğunu
sustuğun yerde birseyler kırılıyor
bekleyis diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
öpüstüğümüz her yer adınla anılıyor
bir de seni ekliyorum sususlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
belki bizimle ısıklanır bütün varoslar
geriye mapusaneler kalır, paslı soğuklar
adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
yüreğimize alırız onları, ısıtırız
gardiyan olmayız kendi ömrümüze her aksam

Gidersen kar yağar avuçlarıma, üsürsün
bir ceylan sessizliği olur burada asklar

Fiyakalı ısıklar yanıyor reklam panolarında
durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
ve ölü kuslar satılıyor bütün çiçekçilerde
menekseler nergisler yerine kus ölüleri
bir su sesi bir fesleğen kokusu simdi uzak
yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
bu kentin künyesi bellidir artık ve sususun
isyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
devriyeler basıyor karartılmıs evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuslar da ölür
bir tufan olurum sustuğun her yerde

 

Ahmet Telli

 

YALNIZ BİR OPERA
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmisim
oysa bilmediğin bir sey vardı sevgilim
Ben sende bütün asklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
yani yasamıslık sandığın
Geçmisim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakıslarda
gündeliğin basıbos ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hâlâ hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

Baslangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele
bir iliski gibi baslayıp, gün günden hayatıma yayılan,
büyüyüp kök salan, benliğimi kavrayıp,
varlığımı ele geçiren bir aska bedellendin.
Ve hâlâ bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün asklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek sey kalmıstı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin

Simdi biz neyiz biliyor musun ?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boslukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Simdi biz neyiz biliyor musun ?
Yıkıntıların arasında yakınlarını arayan öksüz savas
çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam
tasımadığı bir dünyada bir sey bulduğunda neyi,
ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlayamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu askta büyüyecek
Her seyi bir baska aska erteleyeceğiz


Murathan Mungan


 

Yorum Yaz